U20'de bu isimlere dikkat! O liste
21 Haziran 2013 Cuma
Sporx.com
Türkiye'de yapılacak olan ve futbol sahnesine iki turnuva arasında konuşulacak bolca oyuncu sunan U20 Dünya Kupası'nın 2013 versiyonu da çok önemli yıldız adaylarına ev sahipliği yapacak.  
U20'de bu isimlere dikkat! O liste
İki senede bir yapılan ve futbol sahnesine iki turnuva arasında konuşulacak bolca oyuncu sunan U20 Dünya Kupası'nın 2013 versiyonu da çok önemli yıldız adaylarına ev sahipliği yapacak. Bolca yıldız adayına sahip olan Milli Takımımızın da renk katacağı U20 Dünya Kupası 2013'te sizleri statlara çekebilecek yeni Messiler, Agüerolar, Maradonalar, Ronaldinholar ve Prosineckiler var:  

 
20- Jose Villarreal (LA Galaxy-Amerika Birleşik Devletleri)

Çoğu Amerikalı sporcu gibi Twitter'da bulunmayı seven ve @jayy_villa rumuzuyla varlığını sürdüren Villarreal, boyu ve kilosu itibarıyla tam bir 10 numara.  Los Angeles Galaxy'de David Beckham ve London Donovan gibi ustalardan ders alan Villarreal, son zamanlarda hocası Bruce Arena tarafından da As takımda değerlendiriliyor. California'daki İspanyol göçmeni bir ailenin çocuğu olan Jose, yetenekleri kısıtlı Amerika Birleşik Devletleri takımının da en önemli yıldızı. Fransa, Gana ve İspanya gibi gençlik turnuvalarında favori olan 3 takımla aynı grupta olan Birleşik Devletleri, bu turnuvada bir sürpriz yapacaksa o da Vilarreal'in ayakları sayesinde olacak. 

 
19- Adam Taggart (Newcastle Jets- Avustralya)

Morgan Freeman'ın Nelson Mandela'yı sanki oymuş gibi canlandırdığı, büyük liderin hayatını Avustralya Ragbi Takımı ekseninden anlatan Invictus filmini izleyenler, Avustralya'nın 1995 Dünya Kupası'nda güç ve savunmayla şampiyonluğa ulaştığını hatırlayacaktır.

Futbolda da ragbi gibi güce ve savunmaya güvenen, pek nadir Mark Viduka ve Harry Kewell gibi yıldız çıkaran Avustralya, bu sefer önemli bir forveti dünya sahnesine çıkartma hazırlığında. Kafa toplarındaki gücü, kuvvetli ilk adımı sayesinde Avustralya Ligi'nde kendisine yer bulan Adam Taggart, birkaç yıl içerisinde kendisinden beklenen patlamayı gerçekleştirebilirse Viduka'dan sonraki ikinci 9 olabilir.  

 
18- Demagoj Pavicic (Lokomotif Zagreb-Hırvatistan)

Dinamo Zagreb'e karşı şampiyonluk yarışı veren ve sürpriz bir şekilde Dinamo'yu zorlayan Lokomotif'in en önemli oyuncularından biri olan 1994 doğumlu merkez orta saha, son yıllarda orta saha ihracı konusunda istikrarlı olan Hırvatların yeni mahsülü.
Tarihinde Boban, Prosinecki ve Suker gibi üç yıldızı U20 Dünya Kupalarına gönderen, Yugoslavya şemsiyesi altında şampiyonluğa ulaşan Hırvatlar bu oyuncuya güveniyorsa bizim de güvenmemiz gerekiyor. 

 
17- Valber Huerta (Universitad Chile-Şili)

Inter Milan'ın uzun süredir peşinde olduğu Huerta'nın Türkiye'ye gelmesine kesin gözle bakılırken bu transferin gerçekleşmesi, onu izlememizi zorlaştırabilir. Fakat buna rağmen değerlendirilmesi gereken bir oyuncu.

Tarihleri boyunca Avrupa'ya sürekli forvet ihraç eden Şili halkının genlerini bünyesinde taşıyan sert, isyankar ve mağlubiyet kabul etmeyen Huerta, Copa Libertadores tecrübesine de sahip. İki üç sene içerisinde Şili Milli Takımı'nın ilk 11'ine monte edilmesi gereken Huerta'yı izleme şansı bulursanız, onun topu oyuna sokma yetilerine de hayran kalabilirsiniz. Demedi demeyin!

 
16- Cristian Bonilla (Atletico Nacional-Kolombiya)

Dünya futboluna Oscar Cordoba ve Ali Ferit Mondragon gibi kaleciyi hediye etmiş bir milletin en yeni ürünü olan Cristian Bonilla, Türkiye'ye pek de yabancı değil. Çünkü idmanlarda Sakaryaspor ve Manisaspor'un eski kalecisi Luis Martinez ile birlikte çalışıyor.
Yenilmeyecek golleri yemeyen, yenilecek golleri de istikrarlı bir şekilde yiyen Kolombiyalı kaleci ekolünün en yeni temsilcisi Bonilla da Cordoba gibi topu oyuna ayaklarıyla sokmayı çok seven tipte bir kaleci. Son dönemlerde Martinez'i keserek ilk 11'e adını yazdıran Bonilla'yı birkaç sene içerisinde Türk takımlarında da görebiliriz. Çünkü Güney Amerikalı kalecileri çok seviyoruz. 

 
15- Diego Rolan (Bordeaux-Uruguay)

Bordeaux'ya katıldıktan sonra Fransa'da yetişen her oyuncuyu kapan Newcastle United'ın radarına da giren Diego Rolan, Bordeaux'dan önceki takımı olan Defensor Sporting'in önemli isimlerinden biriydi. 

Türkiye'ye gelecek santraforlar arasında ilk 3'e girebilecek olan Rolan, hem yerden hem de havadan çok etkili bir forvet. Vücut gelişimi henüz sürdüğü için bitiricilik problemleri yaşayan Rolan, kısa süre önce geldiği Bordeaux'da da 2 maçta forma giyebildi. Gouffran'ın gidişinden sonra Bordeaux'nın asli planlarının içerisine dahil olan Rolan'ı Yeni Zelanda, Özbekistan ve Hırvatistan'lı F Grubu'nda en çok gol atan olarak görebiliriz. 

 
14- Jean Christophe Bahebeck (PSG-Fransa)

Onun gibi genç bir oyuncunun Kevin Gameiro, Zlatan Ibrahimovic, Ezequiel Lavezzi ve Jeremy Menez gibi yıldız hücum elemanlarının arasında yer bulmasını beklemek, onun için fazlasıyla haksızlık olur.

Carlo Ancelotti de öyle düşünmüş olmalı ki onu sezon başında Troyes takımına kiralık olarak gönderdi. Son dönemlerde forvet çıkarmakta zorlanan Fransız futbolunun pek de umut bağlamadığı isimlerden olsa da Ligue 1, sonradan açılarak yıldız olan çok forvet gördü. Gelecek yıllarda kazanacağı paraların temelini atacağı yer olan U20 2013 de Bahebeck için büyük bir şans olacak. Tabii ki bizim için de. 

 
13- Tiago Ferreira (Porto-Portekiz)

U20 Milli Takımımızın Portekiz'le oynayacağı ilk dostluk maçı için İnönü Stadı'na adım attığında gözüme ilk takılan oyuncu Tiago olmuştu. Çünkü bir anda “bunlar David Luiz'in yaşını küçülttü de U20'ye mi kaydırdıla”r diye sordum kendi kendime. 

Dış görünüş olarak Chelsea'nin yıldızına fazlasıyla benzeyen Tiago, futbol itibarıyla da eski Benficalı stopere fazlasıyla benziyor. Hava toplarında rakip forvetlere pek fazla şans vermeyen (hem Kenan Karaman'a hem de Sinan Kurumuş'a kafa vurdurmadı), topu oyuna doğru açılarla sokan, duran toplarda alan savunmasındaki konumunu kaybetmeyen Tiago, Porto As Takımı'na çıktığı andan itibaren çok büyük kulüplerin radarına girecek.

Çünkü 20 yaşındaki bir stoperin bu kadar olgun futbol oynadığına pek şahit olamıyoruz. Olmamız da anormal olan taraf açıkçası. 

 
12-Jorge Espericuerta (Tigres-Meksika)

Türkiye'ye gelecek olan 1994 doğumlu oyuncular arasındaki en medyatik ve en yıldız tavırlı oyuncu olan Jorge Espericuerta, Meksika'nın en ünlü kulüplerinden biri olan Tigres'in genç takımının formasını giyiyor.

Kısa boyunun yarattığı açıkları kondisyonu ve atikliği sayesinde kapatan Jorge Espericuerta, Twitter'dan da takip edilesi bir oyuncu. @Espericuerta07 rumuzlu hesabından bol bol fotoğraf paylaşan başarılı orta saha, U20 Concacaf Şampiyonası'nda kazandıkları madalyaların fotoğraflarını da paylaşmayı ihmal etmemiş.

Onun yaşındaki oyuncular için fazlasıyla tehlikeli olan medyatiklik olgusu, basın mensupları olarak bizim işimizi kolaylaştırabilir ama Jorge'yi de Batuhan Karadeniz olmaya yaklaştırabilir. Fakat potansiyeli, onu bu tehlikeli ihtimalden uzaklaştırıyor.

 
11- Kenan Karaman (TSG Hoffenheim-Türkiye)

Futbolcu menajeri bir babanın oğlu olan Kenan Karaman, son yıllarda Erdal Keser ve Abdullah Avcı sayesinde ülke futbolumuza kazandırılmış isimlerden biri. Yetenekleri itibarıyla forvet sıkıntımıza da çözüm bulabilecek yetenekte. 

TSG Hoffenheim'in B takımıyla birlikte Almanya amatör liglerinden Güneybatı Ligi'nde boy gösteren ve Hoffenheim'ın 19 Yaş Altı takımıyla birlikte Güneybatı Gençlik Ligi'nde 12 golün üzerine çıkan Kenan, Portekiz'le oynanan hazırlık maçlarında da bizleri mest etmeyi başardı.

Dışarıdan bakıldığında hantal ve kafacı bir forvet olarak gözükse de Alman tedrisatından kaptıkları sayesinde ara toplar için doğru açılar yaratan ve kolaylıkla kaleciyle karşı karşıya kalabilen Kenan, bitiricilik eksikliği çekse de turnuvanın en yetenekli forvetleri arasında.

Feyyaz Uçar'ın ilk 11 forveti olma hakkını da elde eden Kenan, Tam Saha Dergisi'nden Mazlum Uluç'a verdiği mülakata bakılırsa fazlasıyla da olgun bir oyuncu. Milli takımımız yepyeni bir forvet kazanıyor, haberiniz olsun. 

 
10- Ricardo Esgaio (Sporting Clube Lizbon-Portekiz)

Sporting'in B takımıyla birlikte Portekiz İkinci Ligi'nde Porto ve Benfica B takımlarına karşı mücadele eden Ricardo Esgaio, Luis Figo'dan sonra boş kalan Portekiz 7 numarası için gelecek 10 yılın en önemli namzetlerden biri.

Geçtiğimiz sezon Sporting'in A takımında yer alan ve UEFA Avrupa Ligi maçlarında sahaya sürülen Ricardo, zaman zaman forvet arkasında da oynatılabiliyor. 
1,71'lik boyuyla koca koca stoperlerin üzerine gitmekten çekinmeyen genç oyuncuyu Milli Takımımıza karşı oynadıkları dostluk maçlarında da keyifle izledik. Sol kanadımızdaki İlkay Durmuş ve Taşkın Çalış'ı maç başında yoran Ricardo'yu Küba, Güney Kore ve Nijerya'ya karşı dikkatle izleyin. 

 
9- Francisco Paco Alcacer (Valencia-İspanya)

UEFA U19 Avrupa Şampiyonası'nın son iki turnuvasında (2011 ve 2012 turnuvaları) boy gösteren ve oynadığı oyunla tüm genç avcılarını mest eden Paco, Valencia altyapısının mahsullerinden birisi.

Asli mevkii forvet olmasına rağmen kısa boyu nedeniyle zaman zaman kanatlarda da oynatılan Alcacer, geçtiğimiz sezon Valencia forması altında ilk maçına çıktıktan sonra bu sezon başında Getafe'ye kiralandı. 20 maça çıkma başarısı gösteren genç oyuncu, 3 golde kalsa da potansiyeli hala dikkat çekiyor. U16 takımından itibaren İspanya'nın tüm genç takımlarında oynayan genç forvet, geçtiğimiz aylarda Ümit Milli Takım teknik direktörü Julien Lopetegui tarafından da değerlendirildi. Listemizdeki 20 oyuncu arasında beni en çok heyecanlandıran 4-5 isimden birisi de Paco. 

 
8- Ross Barkley (Everton-İngiltere)

Son yıllarda İngiltere'nin altyapısı unvanını West Ham United'ın sırtından çekip alan Everton'ın İngiliz futboluna ve Roy Hodgson'a sunduğu son genç olan Ross Barkley, Türkiye'ye gelecek en tecrübeli oyunculardan biri.

2012-2013 sezonunun başında Sheffield Wednesday'e kiralanan, devre arasında da 1 aylığına (Ocak-Şubat arası) Leeds United'a kiralanan Barkley, sezonu kendi kulübü Everton'da tamamladı. Jack Rodwell'in Manchester City'ye satılmasından sonra orta sahanın merkezine monte edilen genç Barkley, Premier Lig'de 7 maçta oynadı, iki maçta da ilk 11'de oynadı.

1.90'lık boyuyla oyunun iki yönünü de oynamayı başaran Barkley, İngiltere Premier Ligi'ndeki yabancı severliğin önüne set çekmek isteyen Everton'ın en önemli silahlarından biri. Gelecek sezon Maroune Fellaini'nin de takımdan gideceği düşünülürse Türkiye'de Maviler'in müstakbel yıldızını izlemiş olabiliriz.  

 
7- Dimitrios Diamantakos (Olimpiakos-Yunanistan)

Aslında Diamantakos'un yerien Giorgos Katidis'e de yer verebilirdik. Çünkü Katidis de en az Diamantakos kadar yetenekli bir oyuncu. Ancak onun bir maç sırasında verdiği Nazi selamı (ki ülkesi İkinci Dünya Savaşı'nda Nazi orduları tarafından işgal edilmişti), ömür boyu milli takım organizasyonlarından men edilmesine sebep oldu.
Tekrar Diamantakos'a geri dönersek ikinci bir Giorgos Samaras'la karşı karşıyayız. Dış görünüş olarak hava toplarında etkili görünen ama yerden gelen toplarda da bitirici olan Diamantakos, sezonu Panionios ve Aris FC takımlarında kiralık olarak geçirdi. İki takımda toplamda 21 maça çıktı ama çoğunlukla sonradan oyuna girdiği için gol kaydedemedi. Fakat bu istatistiklere aldanmayın. Çünkü Olimpiakos'ta altyapı eğitimin almış, çok önemli Yunan forvetlerle aynı idman sahasını paylaşmış bir oyuncudan söz ediyoruz. Onun hakkında biraz sabırlı olmak gerekiyor. 

 
6- Terry Antonis (Parma-Avustralya)

Gheorghe Hagi'yle Emre Belözoğlu'nun arasındaki ilişkiyi, tüm futbolseverler hatırlayacaktır. Uzun süre Hagi'den ders alan, sonunda Inter'in yolunu tutan Emre Belözoğlu, daha sonraki yıllarda gerçek bir yıldıza dönüştü. İşte Terry Antonis'in de buna benzer bir hikayesi var. Alessandro Del Piero, Avustralya'ya gittikten sonra çıktığı ilk idmanda onu dikkatle izlemişti. Çünkü bu çocukta 10 numaralara has yetenekler vardı. Antonis de tarihin en büyük 10 numaralarından biriyle çalışma şansı yakalamıştı ve bunu iyi değerlendirdi. Aynı zamanda Brett Emerton gibi bir tecrübeyle de aynı idman sahasını paylaşma imkanı bulan Antonis, son sezonda A Lig'de 16 maça çıktı. Del Piero'dan öğrendiklerini saha içinde uygulayan genç oyuncu, bolca asist de yaptı. Del Piero, bu oyuncudaki potansiyele o kadar çok inandı ki onu 10 numara arayan Parma'ya önerdi. Evet, karşınızda Parma'ya 300.000 avroya mal olan yeni bir yıldız adayı. 

 
5- Gerard Deulofeu (Barcelona-İspanya)

Paco Alcacer ile birlikte İspanya U19 Milli Takımı'yla Avrupa Şampiyonası'nı birbirine katan bir diğer isim de Gerard Deulofeu. Safkan bir Katalan olan Gerard, sağ forvet mevkiinde yer alıyor. Yani bir zamanlar Lionel Messi'nin genç takımlardaki mevkii. 
Geçtiğimiz günlerde Barcelona'yla olan sözleşmesini 2017 yazına kadar uzatan Gerard, alıştığınız Barcelona oyuncuları gibi pas ve doğru ara koşu üzerine bir eğitim aldı. Öğrendiklerini İspanya genç takımlarında da uygulayan hücum oyuncu, Paco gibi Ümit Milli Takım'a seçilme onuruna da erişti.
Barcelona B takımıyla birlikte İspanya İkinci Ligi'nde bu sezon boy gösteren Deulofeu, çıktığı 31 maçta tam 18 gol attı ve 6 asist yaptı. Takımına en az Salih Uçan ve Paul Pogba kadar katkı veren Gerard'ın bu turnuva sonrasında yeni Cristian Tello olması bekleniyor. 

 
4- Hakan Çalhanoğlu (Hamburg-Türkiye)

Geçmişte Dennis Aogo, Hanno Balitsch, Sepp Herberger, Jürgen Köhler, Alfred Schön, Fritz Walter ve Fatmir Vata gibi oyuncuların yetiştiği Waldhof Mannheim'ın altyapısından yetişen Hakan Çalhanoğlu, turnuvanın en yüksek bonservis bedelli oyuncusu olacak. Bu sezonu Karlsruher ile birlikte 3. Lig'de geçirse de Eylül ayında 2.5 milyon avro karşılığında Hamburg'a transfer oldu. Gelecek sezon Hamburg'da izleyeceğimiz Hakan, U20 2013'te de 10 numaralı Ay-Yıldızlı formayı sırtına geçirecek. Forvet arkası ve merkez orta saha olarak görev yapabilen Hakan için Almanlar “yeni Mesut Özil” yakıştırmalarını şimdiden yapmaya başladı.  

2010 yılında dönemin U16 Milli Takım teknik direktörü Abdullah Ercan ve yurtdışındaki oyuncu avcımız Erdal Keser tarafından Milli Takım'a kazandırılan Hakan, kendisini dikkatlice izlediğim Portekiz maçlarında harika performans sergiledi. Duran toplardaki başarısı, oyun içindeki liderliği gibi özellikleriyle turnuvanın en önemli 10 numara olarak öne çıkıyor. 



3- Betinho (Sporting Clube Lizbon-Portekiz)

Bir futbol ülkesinin “Avrupa'nın Brezilyası” etiketini alabilmesinin pek de kolay olmadığı düşünülürse Portekiz'in Avrupa Şampiyonası ve Dünya Kupası'nda nasıl şampiyonluğa ulaşamadığını anlayabilmiş değildim. Ta ki Euro 2012'ye kadar. En önemli maçlarda forvet olarak Helder Postiga'yı ilk 11'e koyan bir ülkenin böyle büyük başarılara imza atması pek de kolay değil. Ama Betinho, kendisinden beklenenleri yapabilirse 2014 Dünya Kupası, 2016 Avrupa Şampiyonası ya da 2018 Dünya Kupası'nda Portekiz'i podyumda görebiliriz. Çünkü onun yetenekleri ve oyun görüşü, 30 yaşındaki forvetlerde bile pek yok. Üstelik 19 yaşındaki bir oyuncudan bahsediyoruz. Sporting'in B takımıyla 31 maça çıkan, 6 gol-1 asistlik performans gösteren Betinho, gençleri takip eden sitelerin ilk 10'undaki birinci isim olma onuruna da sahip. 



2- Paul Pogba (Juventus-Fransa)

Onun ismini listeye biraz tedirgin bir şekilde yazdım. Çünkü son sezonda öyle büyük bir oyuncu oldu ki U20 Dünya Kupası onun için küçük çaplı kalacak. Ama 1993 doğumlu olan ve Juventus'ta istihdam edilen bir oyuncu varsa onu da listemize almamız gerekiyordu. FIFA'nın kupayı tanıtım sitesinde anahtar oyunculardan biri olan Pogba, arıza karakterine rağmen yaş grubunun en yetenekli üç orta sahasından biri. Bu sezon Juventus'ta 37 maçta oynayan ve 5 gol atan Pogba, Alex Ferguson'ı bile delirtebilecek bir tıynete sahip. Ama büyük yıldız arıza olur ve o da bu karakter özelliğinin hakkını veriyor. Umarım Türkiye'ye gelir ve gelecek 10 yılda yeni Patrick Viera olacak bu ismi, çıplak gözlerimizle de izleyebiliriz. Üstelik Fransa'nın maçları da İstanbul'da olacak!!!

 
1- Salih Uçan (Fenerbahçe-Türkiye)

Avrupalı yazarlar onu değil Pogba'yı birinci sıraya yazabilir ama biz hemşerimizi kayırmış olalım. Bizler onu Fenerbahçe formasıyla çıktığı Antalyaspor maçında tanıdık ama milli takım kurmayları onu U15 Milli Takımı'ndan bu yana Ay-Yıldız uğruna çağırıyorlar. 18 yaşında olmasına rağmen Selçuk Şahin'den, Mehmet Topal'dan, Cristian Baroni'den ve Raul Meireles'ten daha cesur oynayan, geri pas yapmayı hiç sevmeyen, kafası hep yukarıda olan ve hep dikine oynayan Salih, bu turnuva sayesinde Avrupa'nın en büyük kulüplerinin listelerine girebilir. Sezonun ikinci yarısında Avrupa devlerinin onu izlediğini hep okuduk ama er meydanı, U20 Dünya Kupası. Burada yaşıtlarına karşı göstereceği performans ve muhtemel bir şampiyonluk, onu U20 tarihine damga vurmuş Maradona, Messi, Suker, Agüero, Saviola, Trezeguet, Ronaldinho sınıfına sokabilir. İkinci yarıda şans bulduğu maçlarda izlemeye doyamadığımız Salih'i en az 3 maç daha izleyebileceğimiz. Bundan daha büyük bir mutluluk kaynağı olabilir mi? 
İlgili Diğer Haberler
Yorumlar

Yorumları okumak için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

En çok yorumlanan haberler